Damak Tadı..

Biz Türkler için damak tadı denilen bir kavram vardır. Bünyesinde çok fazla etnik grup barındıran bir ülke olduğumuz için çok çeşitli tatlara dolayısıyla yemeklere sahibiz. Tabi bunda topraklarımızda çoğu sebze, meyve ve bakliyatın yetişmesi ve buna ilaveten enfes baharatlarımızın olması büyük bir artı. Benim gibi mutfakta olmayı (hem pişiren hemde yiyen) seven biriyseniz Türkiye bulunmaz bir cennet diyebilirim. Çeşit çeşit yemek, salata, tatlı, hamur işi, içeçek, meze vs. hepsi bizim mutfağımızda var.

Tüm bu güzelliklere hayran hayran yaşarken hayatın rüzgarı beni bir anda çok uzaklara savurdu. Belki de bir çoğumuzun hayali olan Amerika’ya taşındık. Herşey iyi güzel ama gel gelelim bizim damak tadının “d” sine ulaşamıyorum. Haydi canım dediğinizi duyar gibiyim. Elbette burada yaşayanların bir damak tadı var ama gel gelelim bizimkiyle hiç alakası yok. Burada neler mi var?

Kahvaltı

Günün başlangıcı olan kahvaltı bizde çok geniştir. Hele ki son zamanlarda brunch adı verilen zengin serpme kahvaltı verilen yerlere bir çoğumuz gitmiştir. Çatlayana kadar tahminen 50 çeşit yiyeceği mideye indirmeden rahat etmeyiz. Hele annem gibiyseniz “para verdik ziyan mı olsun” mantığı güdenlerdenseniz çatlamak garantidir.

Şu ekonomik kriz ortamında ne brunch’ı biz evimizde kahvaltı yapıyoruz diyenler mutlaka çıkacaktır.

Biz Türkler için kahvaltının olmazsa olmazı peynir zeytin ekmek ve çaydır. Mevsim yazsa buna domates salatalık biber ve sevenler için maydanoz eklenir. Yemeyi sevenlerdensek reçel, bal, tahin pekmez ikilisi, tereyağ ve kaymak ilave olur. Bunların yanında sucuklu yumurtayı es geçmek olmaz. Büyükşehirde çalışansak ve aralıklı olarak kahvaltıya annemize gitmişsek masada mutlaka ev yapımı börek, açma, poğaça, sigara böreği gibi hamur işleri olacaktır. Seviyorsak birde patates kızartmasını ekledik mi değmeyin o sofranın tadına.

Tabi iş güç hayat koşturmacası içerisinde böyle zengin sofralar kuramıyoruz. Bir çoğumuz açma, poğaça, börek yada çıtır çıtır bir simit ve çayla yapıyoruz kahvaltıyı. Bunlar sağlıksız sadece kaloriden ibaret diyenlerimiz var elbette. Onlarda mislü ile yapıyordur kahvaltıyı.

Özellikle yaşlıların kahvaltı tercihi mis gibi sıcacık bir çorbada olabiliyor. Bir gün öncesinden mideyi çok karıştırmışsam yada sıcak kış günlerinde sıcacık tarhana çorbası muhteşem oluyor.

İşte bizim topraklarımızda kahvaltı bu kadar çeşitli ve rengarenkken burada bunların bir çoğunu bulmak hayal ürünü maalesef. Burada kahvaltıda ne mi var?

İlk akla gelen mislüdür. Burada aklınıza gelemeyecek kadar çeşitli mislü bulabilirsiniz. Yulaflı, pirinçli, mısırlı, meyveli, sade, ballı, renkli, çikolatalı gibi geniş bir mislü yelpazesine sahip.

İkinci akla gelen pancake. Yanında bal, reçel, karamel yada maple sos ile yenir. Burada bizim için değişik olan kavram maple sos. Akçaağaç yapraklarının özünden yapılan çok değişik ama tatlımsı güzel bir sos. Maalesef Türkiye’de çok nadir bulunan ve inanılmaz pahalıya satılıyor.

Üçüncü akla gelen donat. Tatlı mayalı hamuru tekerlek şeklinde kuzartıyorlar. Üzerine karamel, çikolata sosu yada şekerleme ile kaplıyorlar. İnanılmaz derecede tatlı. Arada yemek için güzel.

Dördüncü alternatif breakfast sandwich. Hamburger ekmeğinin biraz küçüğünü düşünün. Arasında omlet, domuz pastırması ve çedar peyniri var.

Ve tüm bunların yanında filtre kahve. Çocuklar için portakal suyu.

Klasik bir Türk vatandaşı olarak sucuklu yumurta, pastırma, simit, poğaça ve böreğe hasretim bitmiyor.

Nerede bizim kahvaltılar nerede Amerikan kahvaltısı dediğinizi duyar gibiyim…

Sebze ve Meyve

Daha öncede dediğim gibi Türk toprakları inanılmaz bereketli. Envai çeşit sebze meyve yetişiyor. Gel gelelim Amerika topraklarında en çok mısır ve bal kabağı yetişiyor. Lakin buradaki bal kabakları bizimkilerden çok farklı. Bizde kabuğu beyaz için tatlı bir turuncudur. Burada ise kabukları turuncu içi beyazdır. Tadı hakkında yorumum yok çünkü bal kabağını hiç sevmem. İlaveten burada bal kabağından tatlıya ilaveten tuzlu yemek yada çorba çok meşhur.

Burada hiç görmediğiniz kadar patates çeşidi görebilirsiniz. Sarı, beyaz, pembe hatta siyah patates bile var. Tadını sorarsanız sarı haricinde gerisini sevdiğimi söyleyemem.

Burada hasret kaldığım bir diğer sebze taze fasülye. Ayşekadın, çalı, boncuk gibi bir sürü çeşit yemeye alışmışken tek bir türe düşmek biraz can sıkıcı. Hele ki hem tadı hem görüntüsü farklı olunca cazibesini yitiriyor.

Hiç mi ortak sebze yok mu derseniz elbette var. Patlıcan (sadece bostan), kabak (tadı aynı olmakla birlikte kabukları koyu yeşil), pırasa (kalınlığını bir bebeğin kolu ile aynı sayılır), lahana (beyaz, sarı ve karalahana), karnabahar, enginar (soyulmamış olarak satılıyor), ıspanak ve domates aynı.

Dolmalık biberleri anlatmadan geçemeyeceğim. Burada dolmalık biberler rengarenk. Kırmızı, yeşil, sarı ve turuncu. Şimdiden uyarayım eğer ki dolma yapmak niyetindeyseniz bolca pirinç almalısınız. Zira bir biberi doldurmak için 1 su bardağı pirince ihtiyaç duyabilirsiniz.

Bizden farklı olarak burada kerevizin kökünü ve sapını ayrı ayrı satıyorlar. Özellikle sapını her yerde bulabilirsiniz ama kök kısmını bulmak biraz zor.

Salata türlerine gelirsek göbek yani atom çok bol. Marul olarak kaşık marulu dediğimiz şekilde mevcut. Taze soğan çok rahat bulunuyor. Maydanoz kısmı biraz sıkıntılı çünkü burada maydanoz diye kişniş satılıyor çoğunlukla. Dereotu, taze nane, biberiye, fesleğen küçük kutularda yıkanmış, ayıklanmış ve yemeye hazır şekilde satılıyor. Zira göbek salatayı da yıkanmış, doğranmış ve sosu paketlenmiş şekilde satılıyor. Size sadece tabağa koyup sosunu dökmek kalıyor.

Ananas, mango, muz, avokado, ejderha meyvesi gibi Türkiye’de fiyatından dolayı elimizi süremediğimiz meyveler burada çok ucuz. Bunların haricinde elma, portakal, üzüm, mürdüm eriği, şeftali, kavun ve karpuz burada bulabileceğiniz diğer meyveler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Shares

Pin It on Pinterest